Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: ABD istihbarat topluluğunun eski üyelerinden Larry Johnson, Hürmüz Boğazı’nda son dönemde artan askeri hareketliliği değerlendirdiği açıklamasında, bölgedeki güç dengesinin geçmişe kıyasla daha karmaşık ve kırılgan hale geldiğini söyledi. Johnson’a göre İran’ın geliştirdiği çok katmanlı savunma sistemleri, deniz ve hava unsurlarına karşı caydırıcılığı artırmış durumda.
Johnson, özellikle dar su yollarında konuşlu büyük savaş gemilerinin, gelişmiş füze sistemleri ve insansız platformlar karşısında stratejik risk taşıyabileceğini belirtti. “Uçak gemileri açık denizde güçlüdür, ancak dar ve yoğun gözetim altındaki alanlarda daha savunmasız hale gelebilirler” diyen Johnson, askeri planlamada coğrafi faktörlerin belirleyici olduğunu vurguladı.
Eski analist ayrıca, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek geniş çaplı bir askeri çatışmanın yalnızca bölgesel değil küresel sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmının bu geçiş noktasından sağlandığını hatırlatan Johnson, enerji arzında yaşanacak ciddi bir kesintinin finans piyasalarında sert dalgalanmalara ve küresel büyümede ani daralmaya yol açabileceğini savundu.
Buna karşılık bazı savunma uzmanları, ABD donanmasının gelişmiş erken uyarı sistemleri, hava savunma kabiliyetleri ve müttefik destek mekanizmaları sayesinde yüksek düzeyde operasyonel kapasiteye sahip olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, olası senaryoların yalnızca tek bir askeri unsur üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Johnson’ın değerlendirmeleri, Washington’da ve uluslararası güvenlik çevrelerinde “caydırıcılık, savunma ve ekonomik kırılganlık” üçgeninde süren tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bölgedeki gelişmelerin, yalnızca askeri dengeleri değil, küresel ticaret ve enerji güvenliği hesaplarını da doğrudan etkilemeye devam ettiği ifade ediliyor.
yorumunuz